Akaryakıt istasyonları, faaliyetleri gereği yeraltı akaryakıt tanklarında binlerce litre petrol ve türevi kimyasal barındırmaları nedeniyle, toprak ve yeraltı suyu kirliliği açısından en yüksek potansiyel riske sahip tesisler arasında yer almaktadır. Ülkemizdeki mevcut akaryakıt tanklarının yaşlarının 10-20 yılı aşması, sızıntı, parlama, patlama veya çevresel kaza risklerini katlanarak beraberinde getirir. Bu hayati riskleri yönetmenin ve olası kirliliği erken safhada tespit etmenin en temel adımı ise uzmanlık gerektiren sondaj ve gözlem kuyusu açma çalışmalarından geçmektedir.

Akaryakıt istasyonlarında sondaj ve gözlem kuyusu açma, TKKNKKSDY kapsamında yeraltı suyu kirliliğinin erken teşhisi, yayılımının belirlenmesi ve çevre ile halk sağlığı risklerinin yönetilmesi için atılması gereken en kritik ve bilimsel adımdır.
Neden Sondaj ve Gözlem Kuyusu Açılmalıdır? (Riskler ve Zorunluluk)
Akaryakıt istasyonu sahalarında sondaj ve gözlem kuyusu açılmasının temel amacı, sadece mevzuata uymak değil, aynı zamanda çevre ve halk sağlığı için acil tedbir almaktır. Bu çalışmaların temel dayanakları şunlardır:
Halk ve Çevre Sağlığını Korumak: Kirlilik, yeraltı suyu ile geniş alanlara ulaşarak hem çevre hem de halk sağlığı açısından ciddi problemler oluşturur. Açılan gözlem kuyuları, yeraltı suyunun anlık ve periyodik olarak izlenmesini sağlayarak bu riskin kontrol altında tutulmasını ve potansiyel tahribatın önlenmesini mümkün kılar




Kirlilik Kaynağını ve Yayılımını Teşhis Etmek: Petrol türevleri (hidrokarbonlar), tank veya iletim hatlarından sızdığında, toprağın geçirimli yapısı sayesinde kolayca dikey ve yatay olarak yayılım gösterir ve kritik olarak yeraltı suyuna karışma potansiyeli taşır. Çevre Doktoru Mühendislik Danışma olarak yaptığımız sondaj, bu yayılımın boyutunu (alan karakterizasyonu) ve kirlilik konsantrasyonunun sınırlarını belirlemek için bilimsel olarak zorunludur.
Yönetmeliklere Uyum (TKKNKKSDY): Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik (TKKNKKSDY), akaryakıt istasyonlarını 237 sektör arasında kapsama dâhil etmiştir. Yönetmelik, kirlilik şüphesi olan sahalarda (Şüpheli Saha), Birinci Aşama Değerlendirme (BAD) sürecinde toprak ve yeraltı suyu örneklemesi ve analizi yapılmasını şart koşar. Bu örneklemeler, ancak planlı bir sondaj ve gözlem kuyusu ağı ile Çevre Doktoru Mühendislik Danışma garantisi altında güvenilir şekilde gerçekleştirilebilir.
Sondaj ve Örnekleme Planının Hazırlanması
Toprak ve yeraltı suyu örneklemelerine başlamadan önce atılması gereken kritik adım, Sondaj Örnekleme ve Analiz Planı (SÖAP)’nın hazırlanmasıdır. Bu plan, tüm saha çalışmasının yol haritasını çizer:
Yetkin Kuruluş ve Onay Süreci: Bu plan, Çevre Doktoru Mühendislik Danışma gibi Toprak Yeterlilik Belgesi almış yetkin kuruluşlar tarafından hazırlanmalıdır. Hazırlanan SÖAP, ilgili Valilik oluru ile oluşturulan Kirlenmiş Saha Değerlendirme ve İzleme Komisyonu’na sunulur ve ancak Komisyon onayı sonrası saha çalışmaları başlatılabilir. Çevre Doktoru Mühendislik Danışma, bu onay sürecinin hızlı ve eksiksiz tamamlanmasını sağlar.

Planın İçeriği: SÖAP, sondaj noktalarının kesin lokasyonlarını, uygulanacak sondaj yöntemlerini ve alınacak numune tiplerini detaylı olarak belirler. Bu bilimsel planlama, kirliliğin kaynağı olan yeraltı tankları ve boru hatları çevresini kapsayacak şekilde jeolojik ve hidrojeolojik esaslara dayanmalıdır.
Gözlem Kuyularının İşlevi (İzleme ve Değerlendirme)
Sondaj çalışması ile açılan bu kuyular, kalıcı olarak gözlem kuyusuna dönüştürülür ve kirlilik yönetiminde iki temel işlevi üstlenir:
- Su Seviyesinin ve Akış Yönünün Belirlenmesi: Petrol ($0,6$ ila $1,00 \text{ gr}/\text{cm}^3$ yoğunluğu ile) sudan daha hafif olduğu için yeraltı suyu yüzeyinde yüzer. Gözlem kuyuları, yeraltı suyu seviyesini ve akış yönünü tespit ederek petrolün yeraltındaki yayılım rotasını izlemeye olanak tanır.
- Periyodik Numune Alma: Gözlem kuyuları, Birinci Aşama Değerlendirme (BAD) ve gerektiğinde İkinci Aşama Değerlendirme (İAD) süreçlerinde kirlilik konsantrasyonlarını belirlemek ve sahanın takip gerektirip gerektirmediği sonucuna varmak için periyodik yeraltı suyu numunesi alınmasını sağlar.
Bu çalışmaların doğru ve hassas yapılması, akaryakıt istasyonunun kirlenmiş saha olup olmadığını kesin olarak belirler ve olası bir iyileştirme/temizleme aşaması için temel veri setini oluşturur.
Çevre Doktoru Mühendislik Danışma: Bölgesel Uzmanlık ve Güven
Çevre Doktoru Mühendislik Danışma olarak, toprak ve yeraltı suyu kirliliğinin teşhisi, analizi, risk değerlendirmesi ve rehabilitasyonu konularında uzmanlaşmış, Çevre Mühendisliği ve Danışmanlık alanında yetkin bir kuruluşturuz. Tesisinizin çevresel sağlığını teşhis eden, tedavi eden ve sürdürülebilir kılan uzman kadromuzla, sadece İstanbul merkezli değil, aynı zamanda Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya başta olmak üzere, Türkiye’nin farklı bölgelerinde fiilen ve aktif olarak hizmet vermekteyiz. Diğer tüm bölgelerde de teknik destek ve uzaktan yönlendirme hizmetlerimizle, yerel mevzuat ve TKKNKKSDY’ye uygunluk konusunda tesis sahiplerini profesyonelce yönlendiriyor ve süreç yönetimini garantiliyoruz. Çevre Doktoru Mühendislik Danışma, tesisinizin çevresel risklerini en aza indirerek hukuki güvence altına alan, doğru teşhis ve kalıcı çözüm odaklı hizmetler sunar.
Bize Ulaşın ve tesisinizin çevresel güvencesini birlikte sağlayalım.
gokberk@cevredoktoru.com
05350649455
